Yuvayı Kuracak Junior Dişi Kuşun Varoluş Sancısı

Selam blogum,

Ben artık külkeçisinden junior dişi kuşa evrilme sürecine girdim. O yüzden birtakım kimlik karmaşaları, varoluş sancıları ve sorumluluk korkuları yaşıyorum. Bunun sebebi evleneceğim çok sevgili bey değil, sorun nerede doğrudan bunu konuşacaksak eğer sanırım çevresel faktörler ve toplumsal roller diyebilirim ancak.

Biriyle her türlü tamamlanmış hissetmek, hayatları birleştirmek ve sonsuza dek mutlu yaşamak… O kadar romantik ki bu fikir. Her şey hemen bir masala dönüşüverecekmiş gibi sanki. Ama geleneksel hayatlarla çevrelenmişseniz ne kadar özgür ruhlu olsanız da ( farklı olmak için delirmek gibi bir özgürlük değil, yalnızca ve yalnızca mutlu olacağınız tercihleri yapabilme ve mutsuz olacağınız durumları tercih etmeme özgürlüğü) minnoş bir kalbiniz varsa çevresel faktörler sizi çok üzebilir hazırlıklı olun.

Prenseslere özenen bir çocukluğum olmadı ama Pocahontas’ı çok severdim çünkü koşup yalnız kalır rüzgarı dinlerdi, konuştuğu ağacı vardı. Fiona’yı yeşil bir dev olduğu zaman daha güzel bulurdum çünkü çirkin olması gerekmez miydi? değildi. Güzeldi ve bu zıtlık bana çok özel gelirdi. Ama Barbie’nin naifliği de güzeldi. Yani kısacası kimseye özenmek için özenmiyordum, gelinlik hayalleri kurmuyordum deli miyim ben? Neden şu gelinlikler, ışıltılar bizim en büyük hayalimiz olsun erkekler damatlık mı düşlüyor sürekli?

Hem her şey bize özel olsun isterken hem de içine girince inanılmaz bolluk olan çok ilginç, ihtişamlı ve bolca pazarlama stratejisi olan geniş bir sektör. Ve dişi kuş hiç bunların hayalini kurmamış, dişi kuş bu konuda da junior. Dişi kuş eşyalı aparta çıkmayı düşlerken TV ünitesi seçiyor, evde TV ne alaka kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz diyordu bu dişi kuş daha birkaç ay önce..

Kafam o kadar karışık ki hislerim, düşüncelerim… Yazarken bile duygusallıktan uzaklaştım, sevdiğim adamdan ve bu yuva kurma sürecinin bizi ne kadar mutlu ettiğinden bahsedemedim bile.. Onu çok seviyorum. Ve bu junior dişi kuşluk sürecimde en büyük korkum da bu işte. Tam da bu yazıda olduğu gibi.. Kafamı susturamayıp çevresel koşullarla ilgilenirken olayın merkezini ihmal etmek.. Hislerimi ve onun hislerini.. Ben’ken Biz olmak biraz sancılı.. Sevin onları. ‘Biz’ olmaya çalışanlara karışmayın, sormazlarsa fikir vermeyin.. Onların kafasında milyon tane fikir dönüyordur zaten..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s